Bursa Uludağ Gazetesi
     

BUÜ’den önemli adım

BUÜ’de kanserin kişisel DNA haritasını çıkaran uygulama başladı.

BUÜ’den önemli adım
 

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi S.U.A.M Genetik
Hastalıklar Tanı Merkezi’nde, “Likit biyopsi” uygulaması başladı. Uygulama
ile yüksek hassaslıkta analizler yapılabilecek ve kanserin kişiye özgü
DNA’sı çıkarılacak.
BUÜ Tıp Fakültesi Genetik Hastalıklar Tanı Merkezi’nde tümör dokudan DNA
izolasyonu ile uygulanan yeni nesil dizileme tekniğine ek olarak, Likit biyopsi
teknolojisi ile kandan tümör kaynaklı DNA’lar (cell-free DNA) elde ederek Yeni
Nesil Dizileme tekniklerinin uygulanması artık mümkün. Yapılacak işlem
sayesinde, tümörlü dokudan kan dolaşımına karışan DNA parçacıkları
“Genereader” sistemi ile yüksek hassaslıkta analiz edilerek, kanserin kişiye özgü
DNA haritası çıkarılabiliyor. Güncel bir uygulama metodu olan kişiye özgü tedavi
çerçevesinde, bu iki yeni teknoloji, Tıp Fakültesi’nde görev yapan uzman
doktorların birikimiyle kanser hastalarına umut vaat ediyor.
TEDAVİ PLANLAMASI VE TAKİBİ KOLAYLAŞTIRIYOR
Yapılan uygulamalar hakkında açıklamalarda bulunan Genetik Hastalıklar Tanı
Merkezi Mesul Müdürü Doç. Dr. Şehime Gülsün Temel, hem hedefe yönelik hot-
spot panelleri, hem de tüm gen dizi panellerini kapsayan bu iki işlemin birlikte
kullanılmasıyla, hastaların tedavisine daha bütüncül bir katkı sağlandığını aktardı.
Temel şöyle konuştu: “Kanser tanısı almış kişilerin dokularında ve likid
örneklerinde (periferik kan, tükrük gibi) hedefe yönelik yeni nesil dizileme tekniği
ile hot-spot klinik anlamı olan mutasyonları içeren büyük bir panel kullanarak
hastanın tedavi sürecinin planlanmasına katkı sağlamaktayız. Ayrıca eğer
tedaviye yönelik bir varyasyon tespit edilemezse, bu kez likit biyopsi yöntemi
sayesinde, 56 geni içeren geniş bir panel ile Yeni Nesil Dizileme Tekniği ile Tüm
Genlerin Dizi analizi mümkün olmaktadır. Likit biyopsi, kanser tanısı almış tedavi
sürecindeki hastadan alınan 30 ml kan kullanılarak, tedavinin hastaya özgü
planlanması, izlenmesi, doğru ilaç seçimi yapılabilmesi amacıyla
kullanılmaktadır. Diğer taraftan, likit biyopsi girişimsel olmayan bir yöntem olması
nedeniyle hasta refahı açısından olduğu gibi; doku biyopsilerinin yetersiz olduğu
durumlarda da hastaya tedavi planlanması ve takibi açısından çok büyük bir
fayda sağlamaktadır.”
YÜKSEK HASSASİYET İÇEREN BİR TEKNOLOJİ
Tanı Merkezi Sorumlu Hekimi Doç. Dr. Şebnem Özemri Sağ ise merkezde
Damlacıklı Dijital PCR (ddPCR), Minimal Residual Disease (MRD) tespiti
hassasiyetinde p210 major translokasyonunun da analiz edilmeye başlandığını
söyledi. Damlacıklı Dijital PCR analiz edilecek örneği 20.000 damlacığa
bölüştürdüklerini vurgulayan Sağ; “PCR bölüştürülen her damlacık içinde oluşan
reaksiyonu mutlak kantitatif olarak ölçme prensibi ile çalışır. Damlacıklara bölme
prensibi sayesinde hassasiyet yükselir ve böylece nadir mutasyonları tespit etme
imkânı sağlar. MRD tespitinde, en küçük kalıntıları tespit etmek esastır. Bunun

için en yüksek hassasiyete ihtiyaç vardır. ddPCR ile MRD tespiti yapmak, başka
tekniklerle tespit edilemeyecek kadar az olan kalıntıların fark edilmesine olanak
sağlar. FDA onaylı BCR-ABL kiti ile; MRD tespiti hassasiyetinde p210 major
translokasyonu artık bünyemizde analiz edilebilmektedir” şeklinde konuştu.

 
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ