Bursa Uludağ Gazetesi
     

Gerçek dünyalı kim? (2)

Hasan TEOMAN

Hasan TEOMAN

 

Yok ederek yaşayabileceğimizi umuyorsak, aldandığımızı da bilmeliyiz… Yeryüzünde mutluluğu ararken, doğadan aldığımız enerjiye olan bağımlılığımızı unutuyorsak vay halimize… Parayı büyütmek adına verdiğimiz uğraş, bir bahçeyi var etme çabamızdan çoksa, sorunlarımızla nasıl barışık yaşarız? Toprağa basarak stresten arınmak, tabanlarımızdan beynimize yürüyen dinginliği temiz hava olarak solumak, dünyalı olmamızı anımsatmaz mı bizlere?

Onlar bize yaklaşıyor, elimizin tersiyle itiyoruz…

Onlar bize dost, biz onlara ilgisiz…

Sorduğumuzda, “Çiçek besler misin?”

“Yaşam ağır, dertler içinde yüzüyoruz… Çiçek mi kaldı kardeşim!”

Kentler ile kırsalın arası ormanla çöl gibi uzak… Kırsaldan kente göç, insanın aklında bitki mi bırakıyor… Herkes haklı görünüyor… Ama bitkilerin ruhunda, bizim iç dünyamızdan daha karmaşık bir evren yatıyor… Onların da derdi, sorunu, ölümü kalımı var… Yaşama tutunma, soyunu sürdürme çabası var… Koparılırken duydukları acı var… Komşusunu inek yediğinde duyduğu üzüntü var…

Bir de, yerinden kıpırdamadan tüm kötülüklerden kaçamamak, kurtulmaya can attıkları bir kavgaları var…

XXX

Bir örnek…

Dracaena bitkisinin altıncı duyusu olduğunu sezinlemiş bilim insanları… Bir yalan makinesine bağlamışlar… Yapraklarından bağlamışlar alete heyecanlı bitkiyi… Elektrik vermişler; verdiği tepki umulduğundan çok az gelmiş… Kalp atışları gibi sakin bir grafik çizmiş bitki… Bunula yetinmeyen botanikçi bitki yapraklarını ateşte yakmayı düşünmüş, tepkisini ölçmek için… O an grafikte korku sezgileri tavan yapmış! Ortada ne ateş ne kibrit var; salt bir düşünce var… Bitki, yapraklarından alete bağlı bilim insanının düşüncelerini okumuş ve tepki vermiş…

Bir örnek…

Odada iki bitki vardı… Yine o yalan makinasına bağlı idiler… Karşılarında da 5 öğrenci… Bir de tanık… Başlarına geçirdikleri torbalar, bitkilerin kendilerini görmemesini sağlıyordu… Geçen olayda iki bitkiden biri bu öğrencilerden birince öldürülmüştü. Önce kökünden sökülmüş, sonra yarda ezilerek işkence edilmişti… Bu bir deneydi; bitkilerin görme ve sezinleme duyularının şaşmaz doğrulukta olduğunu araştırılıyordu… Arkadaşı öldürülen bitki makinada bağlı bekliyordu… Hocanın isteği ile öğrenciler tek tek yüzlerini açıp bitkinin önünden geçmeye başladı. Önceleri grafiği oynatmayan bitki, son öğrenci geçtiğinde çılgına döndü… Yazıcının ucu zirveye vurdu ve sürekli oluyordu bu… Bitkinin karşısında duran öğrenci arkadaşının katiliydi!

Bu araştırma daha sonraları polis laboratuvarlarında bitkilerin de kullanılmasına olanak tanıdı… Hiç yanılmadan tanı koyabilen bitkiler insanlığın en büyük dostları ve yardımcısıdır. Beslenmekten, yaşamın her gününde onlarla iç içe ve duygu duyguya bir yaşam sürdürebiliriz… Acılar, salt bizleri sömüren duygular değildir… Bir bitkinin kopuşu onun kıyametidir, bizlerin olduğu gibi…

Not: Bu alıntılar, “Bitkilerin Yaşamı” adlı yapıttan alınmıştır.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ