Bursa Uludağ Gazetesi
     

Myrleia ve Bursa’nın kötü kaderini çizenler…

2013 Yılında İngiltere’nin perakende devi TESCO, Türkiye’de satın aldığı KİPA için Mudanya’da bir şube açmak için arazi satın alır.

Osman GÜRÇAY

Osman GÜRÇAY

 

2013 Yılında İngiltere’nin perakende devi TESCO, Türkiye’de satın aldığı KİPA için Mudanya’da bir şube açmak için arazi satın alır. Hafriyat aşamasında çıkan eserler bölgenin çok değerli tarihi antik bir bölge olduğunu gösterince, Mudanya’da tarihi geçmişe, turizme ve Bursa’ya duyarlı insanlar sürece sahip çıkar ve protesto yaparlar ama bu arada inşaat devam eder ve bitirilir.

Mudanya Belediyesi dava açar ve yürütmeyi durdurma kararı alarak AVM’ ye açılış ruhsatı vermez.  Öte yandan TESCO da AVM yi açmak için yasaları zorlamaya devam eder ama Bursa Akademik Odalar da sürece dahil olarak bir panel düzenler. Bu panelde konuşmacılar bölgenin tarihi önemine vurgu yaparak inşaata izin verenlerin suç işlediğini anlatırlar.

 

Size o paneli haberleştiren Şehir Gazetesi arşivinden bir bölüm aktarayım.

*****

“ Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, Mryleia antik kentine ait tarihi bulguların çok önemli olduğunu, kazılarda ele geçirilen bronz çocuk heykeli figürünün çok nadir rastlanan bir eser olduğunu söyledi. Bunun bölgenin tarihi açıdan ne derece önemli olduğunu gösteren en somut delil olduğuna işaret eden Şahin, Mudanya’nın tarihi açıdan liman şehri özelliği ile dikkat çektiğini belirtti. Şahin, Mryleia ile Kapanca’nın da bugüne kadar ihmal edildiğini, milattan önce 8. yüzyıla dayanan tarihi boyunca Prusa limanı olarak kullanılan bu bölgenin çok zengin medeniyete beşiklik ettiğinin altını çizdi.

Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nda, söz konusu antik kentin tamamında kazı yapılmadan karar alındığına ve sondaj yapılmadan inşaat sürecine geçildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Şahin, kurulun tarihi bir suç işlediğini ileri sürdü.”
                                            *******

TESCO durumun yasalara aykırı olduğunu anlayınca açılışı zorlamaz ve yönlendirme tabelalarını bile astığı AVM karanlığa bürünürken yasalara saygı duyar. Mudanya bölgede tarihi bir hazinenin gün ışığına çıkarak ülke, Bursa ve Mudanya turizmine katkı koyma hayalleri kurmaya başlar.

 

 

TESCO, yaşadıklarından sonra bu ülkede yabancı sermaye sevilmiyor diye KİPA hisselerini Migros’a satarak Türkiye’den çıkarken, Mudanya’da tarihin üzerine dikilen binayı da Tokatlı Özdilek satın alır.

 

Mevcut yasalarla oraya hiçbir şey yapılamayacağı bilinir ama karanlıkta dönen dolapların hesabını kimse bilemez. Ben bile Özdilek’in burasını Belediye ile pazarlık konusu yaparak bölgede iyi bir arazi almak için takasta kullanacağını düşünerek aldandım.

 

Çünkü insanlık mirasın olan tarihin üzerine kimsenin abdest bozmasına izin verilmeyeceğini düşünüyordum. TESCO’ nun tek başına bu ülkenin bütün AVM lerinin toplamından büyük gücüne hayır demeyi başardığımıza göre bir Kurnaz Bakkalın tuzağına düşmezdik.

 

Ve Meşhur İmar Barışı…

 

Belli ki içeriği ustaca ve itina ile hazırlanmış İmar Barışı yasası çıkınca çevreme baktığımda fakirlerin sevindiğine tanık olmadım ama Hırs ve Rant sahipleri, devletin dağını, ormanını çalanlar, imar planlarına kazık atanlar keyiften göbek atıyordu.

 

Uzmanlar(!)kanunu yorumlarken iki minik ayrıntıyı karambole getirdiler…

 

Birincisi bina tescil belgesi alınması şarttı ve her talep edene veriliyordu ama satır aralarında bir yandan tescil belgelerinin ruhsat almak anlamına gelmediğine vurgu yapılıyor, öte yandan işletme ruhsatı almak için yeterli oluyordu.

 

İkincisi Orman ve SİT alanlarına tecavüze izin verilmeyeceği ifade ediliyordu ama içinde yoktu.

 

İşte bu durumu kullanan Kurnaz Bakkal ruhsatı alarak tarihin üzerine AVM sini açtı ve binlerce yıllık tarih üzerinde don, çocuk bezi, kadın pedi, deterjan satarak abat olacak.

 

Bu ucube yasadan pay çıkararak Mudanya Belediyesinin bütün uzlaşma taleplerini ret eden anlayışta sadece Bursa sevdası değil toplumsal vicdan bile nakıstır.

 

Bu garibin çilesi…

Bursa’yı korumak lazım de haykırırız. Sanayileşmenin bir bedeli var diyenler bizi istemezükçü diye etiketlerler.

Çevremizi koruyalım diye çıplak ayakla yola çıkarız, kifayetsiz muhterisler yollara raptiye serperler.

Başkanlara inanırız Bursa’yı satmazlar deriz, onların çoktan kentin anahtarlarını Vandallara teslim ettiklerini görürüz ve yaşarız.

TESCO döneminde yapılan bütün protestolara Bursalı kimliğimle katıldım. Yazılar yazdım ve hayır dedim. O günlerde ben ayazda üşürken, battaniye ile oturanlar, bugün denizde güneşlenirken laf salatası yapıyorlar.

Ben kulunuz bugün de aynı noktada iken yazdıklarımı Kurnaz Bakkal düşmanlığı olarak görenlere Allah akıl sağlığı ve Bursa için vicdan ihsan etsin diyorum.

Nasılsa biri gelecekti diye sıfır özgül ağırlığı olduklarını düşünen ve teslimiyetçi davranan dostlara doğru bildiğin yolda yalnız da olsa yürüyeceksin diyen ve ama asla yalnız olmayacaksın diyen F.C. Liverpoll marşını armağan ediyorum.

Hal böyle iken; Bursa turizm kenti olacak diye paneller düzenleyen ve Bursa marka kenttir diye nutuk atan ama kötü kaderimizi çizen başta Valilik, BŞB, BTOS vs. vs. bütün kent dinamiklerini şaşkınlık, hayret ve acı içinde izliyorum.

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ