Bursa Uludağ Gazetesi
     

Gençler ve daima genç kalanlar

Prof.Dr. Hasan ERTÜRK

Prof.Dr. Hasan ERTÜRK

19 Mayıs 2019 .

Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsuna ayak basışının 99. yıldönümü.

İnanmışlığın, cesaretin, yürekliliğin yıldönümü.

İhanete, satılmışlığa, emperyalizme başkaldırının yıldönümü…

 

Atatürk anlatıyor (*)

… bir dostum ( Rauf Orbay ) aldığı bir habere göre benim ya hareketime müsaade edilmeyeceğini, yahut, vapurun Karadeniz’de batırılacağını söyledi. Yıldırımla vurulmuşa döndüm… Bir an yalnız kaldım. Ve düşündüm. Bir dakikada düşmanların elinde idim. Bana her istediklerini yapmazlar mıydı? Beynimden bir şimşek geçti: Tutuklanabilir, sürülebilir, fakat öldürmek! Bunun için beni Karadeniz’in coşkun dalgaları arasında yakalamak lazımdır. Bu ihtimal mantıklı idi. Benim için artık yakalanmak, hapsolmak, nefyolmak (sürgün olmak), düşündüklerimi yapmaktan men edilmek, hepsi ölmekle müsavi idi. Hemen karar verdim, otomobile atlayarak Galata Rıhtımına geldim…

… Hareket ettik. Karadeniz boğazından çıkarken, kaptana tehlikeli ihtimalleri anlattım.

Cevap verdi:

“ Ne aksi” dedi “ bu denizi pekiyi tanımam, pusulamız da biraz bozuk…”

Mümkün olduğu kadar kıyıları takip etmesini tavsiye ettim. Çünkü bundan sonra benim tek istediğim, Anadolu’nun bir kara parçasına ayak basmaktan ibaretti. Sahili takip ede ede evvela Sinop’a geldik. Kasabaya çıktım. Oradakilerle görüşerek, Samsun’a kolaylıkla gidilebilecek yol olup olmadığını soruşturdum. Maatteessüf yokmuş! Çok zorluk çekecek ve günlerce yollarda kalacaktık. Bilmem neden, Samsun’a bir an evvel ayak basmak için o kadar acele ediyordum ki, zaman kaybetmektense tehlikeye göğüs germeyi tercih ettim. Tekrar Bandırma vapuruna bindik. Aynı tertipte seyahat ederek, nihayet Samsun limanına vardık…

Atatürk bu anlamlı günü Türk Gençliği’ne armağan etti.

 

“ Bütün ümidim gençliktedir.”

1938 Mayıs ayında Eskişehir Hava Uçuş Okulu’nda pilot adayı genç bir teğmen olan Burhan Göksel Atatürk’ün kendisine verdiği bir “nasihat”i şöyle aktarır (**)

 

Şimdi oğlum sana bir öğütte bulunacağım. Hayatta Muvaffak olmak istiyorsan; ben gencim diyene elini uzat. Daima gençleri sev ve koru. Daima gençlerle çalış. Ben yaşlandım diyenden uzaklaş. Eğer ben muvaffak oldu isem, başlıca sebebi budur. Ben ömür boyu hep gençleri sevdim, daima gençlerle işbirliği yaptım. Sen de öyle yap olur mu?…”

Peki, O’na göre ben gencim diyen kimdir?

“ Benim anladığım gençlik, bu inkılâbın fikirlerini ve ideolojisini benimseyip, gelecek kuşaklara götürecek kimselerdir. Benim nazarımda yirmi yaşında bir yobaz ihtiyardır. Yetmiş yaşında bir idealist de güçlü bir gençtir.”

 

Şimdi Atatürk’ün gençleri ne durumda?

Umutsuz ve %20’si işsiz…

Kişisel çıkarlarını toplumun çıkarlarından üstün tutan vicdan fakirleri yüzünden.

Adalet olsa bu ülkenin kaynakları hepimize yeter.

Yine de umudunuzu yitirmeyin.

Her karanlığın sonu aydınlıktır.

Gençler ve daima genç kalanlar Bayramımız kutlu olsun.

Saygılarımla.

——————————————————————————————————————

(*) Falih Rıfkı ATAY; Atatürk’ün Hatıraları (1914-1919) Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara, 1965,ss: 124-125.

(**) İlknur Güntürkün KALIPÇI, Her Yönüyle İnsan Atatürk, 2.b.Uludağ Üniversitesi Yayınları, Bursa, 2004,s:66.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ