Bursa Uludağ Gazetesi
     

Delikanlı Sami

Osman GÜRÇAY

Osman GÜRÇAY

Sami Tanrıkut, Bursa Spor ve Eğitim dünyasında çok sevilen ve sayılan bir arkadaşımızdı.

Bursa’da Amatör Kümenin TFF İkinci Lig kıvamında olduğu zamanlarda döneminin en iyi kalecilerinden birisi olarak Bursa Amatör Karmasına seçilmiş bir sporcuydu.

Aynı zamanda öğretmen olarak devlet okullarında yıllarca görev yapmış ve binlerce öğrenci yetiştirmiş aydınlık bir insandı.

Çok yakın zamana kadar görüştüğünüz bir dostunuzdan bahsederken bir anda dili geçmiş zaman kullanmanın ne kadar zor olduğunu artık daha iyi anlıyorum.

Bursa’nın yakından tanıdığı, sevdiği kaleci ve öğretmen sıfatlarına bizim eklediğimiz bir sıfatı vardı ki; bence ona en çok yakışan da oydu!

Bizim aramızda onun adı “ Delikanlı Sami ” dir.

Bugün onu sonsuzluğa rahmetle uğurlayan büyük kalabalığın arasında bizim “Delikanlı Sami” hikayesini bilenler buruk bir tebessüm ile bana onu hatırlattılar.

Hikayemizi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öğrencilik döneminde Rahmetli Ergün Şengül, Alaattin Uludağ, Halef Sungur ve Ben Kültürpark’ın efsane olduğu dönemlerde parkta gezerken, Selçuk Restoran’ın önünden geçiyorduk ki; enfes ızgara pirzola kokusu  burnumuzdan girip beyinlerimizi esir aldı ve kendimizi bir anda içerde bulduk.

Siparişlerimizi verdik. Afiyetle ve keyifle yedik. Ardından hesabı istedik ve hesap geldi. Hesabı elime aldım baktım ve beyler pamuk eller cebe dedim. Hepimiz neyimiz varsa ortaya koyduk ama hesaba yetmiyordu. Rahmetli Ergün Şengül garsonu çağırdı ve dört bira ve çerez siparişi daha verdi.

Ne yaptın oğlum diye sorduğumuzda “Nasıl olsa başımıza ne gelirse gelecek bu da cilası olsun” dedi.

Bu kez başımıza gelebilecek şeyleri düşünerek zamanı uzatmak adına gülüş çığrış muhabbet ederken, bir anda Sami’yi yanında sonra evlenip iki kız sahibi oldukları kız arkadaşı onun gibi öğretmen olan Sevgili Yıldız ile el ele önümüzden geçerken gördük.

Bahçe çitini atladık ve Sami’ye sarıldık ve hal hatır sormaya başladık. O da “Ulan daha dün beraberdik bu ne muhabbet” der gibi yüzümüze bakıyordu.

Onca peşrevden sonra durumu Sami’ye anlattık ve ne kadar parası varsa vermesini söyledik. Çıkardı verdi saydık ama o da yetmedi. Yıldız’a döndü ve sende para var mı diye sordu? Yıldız ikiletmeden parasını çıkardı ve bize verdi.

Biz hesap tamamlandı üzerine bahşiş bile kaldı deyince Sami “ Oğlum bahşişinizden başlatmayın, onun yerine bize iki kişilik otobüs parası verin de Davutdede’ye kadar yayan gitmeyelim” dedi.

O anda sarmal dolaş olduk ve sen delikanlılığın kitabını yazdın. Bundan böyle senin adın sonsuza kadar  ‘DELİKANLI SAMİ’ dir dediğimizde Alişan ve dizisi daha portakalda vitamindi.

Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer derler ya! Biz Bursa’yı böyle yaşadık. Ondan ötürüdür, söz konusu Bursa değerleri olunca elimize dilimize kilit vurmayız.

Mekanın cennet olsun Delikanlı Sami!

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ