Bursa Uludağ Gazetesi
     

BTSO seçimlerinde köprüden önce son çıkış…

Osman GÜRÇAY

Osman GÜRÇAY

Son zamanlarda yedikleri hurmalar mukabilinde katılanlar, abone ederken, reklam alırken BTSO, gazetemsi dergimsisine reklam vermiyor diye Tüysüz’e  çemkirip “Hoca efendi” hayranları BTSO Aylık Meclis Toplantılarında yokken, BTSO Meclis Toplantılarına katılır ve gündemini takip ederdik.

Ne zamanki BTSO Yönetiminin üzerine FETÖ gölgesi düştü ve ekonomi olması gereken ana gündemini değiştirip popüler kültür gündeme hakîm olunca biz de son aylarda naçiz bedenimizi aylık BTSO Meclis Toplantılarından mahrum bıraktık.

Haa bu arada sanılanın aksine İbrahim Burkay ile kişisel hiçbir sıkıntımız yoktur, olmadı, olmaz da… Kiloma takmıştı ve bu baharda Güzelyalı-Mudanya arasında hafta üç gün yürüyüş yapma planımızı bile yapmıştık.

Benim itirazım Burkay’ın BTSO yönetimine geliş yöntemine, uygulamalarına, duruşuna olmuştur.

Bu düşüncelerimizi aktarmadan önce hepsini kapsayan bir duruş bozukluğunun altını özenle çizelim.

Kim seçilecek

3 Nisan seçimleri Parseker ile Burkay mücadelesi değildir. O gün sonunda BTSO yu mecliste seçecek üyeler belli olacaktır. Onların tercihi ile Başkanlık Divanı, Başkan ve Yönetim Kurulu seçilecektir. Hal böyle iken bunu bir boks maçı gibi algılatma çabalarına alet olanlar sonunda morarırlar.

 

Mesela Burkay’ın komitesinden çıkmama ihtimali var mıdır? Küçük olasılıktır ama vardır. Çıksa da sağda park et denilebilir mi? Denilebilir. O zaman ne olacak? Hesapsızca harcanan paraların hesabını nasıl verecek? Ve ona yaranmak için odada rakiplerinin yetki belgesi işlemlerine takoz koyan personele hak ettikleri muamele yapıldığında ne diyecekler.

İnsanlar yapılanları affeder unutur ama Kurumların hafızası asla unutmaz!

BTSO olarak yapılması planlanan etkinlikler için özellikle komitelerdeki sektör paydaşlarının katkıları alınmamış hatta davet etme nezaketinin bile uygulanmadığı bilinmektedir.

Endüstri 4 BTSO 0

Örneğin Endüstri 4.0 ın paydaşları bellidir. Sanayiciler, Yazılımcılar, Bilişimciler, Yeni nesil sektör temsilcileridir ama komiteleri etkisiz kılan paralel yapı ürünü konseylerde alakasız kurum ve kişilerin bu tür etkinliklerde yer alarak yapıyı temelden sarsma planı uygulamaya konmuştur.

Mesela; Uzaya astronot göndereceğim diye ortaya çıkan kafa firmaları NACE kotlarına göre komitelerine yerleştirmeyi becerememiştir. Ya da dalalet içerisindedir.

Son zamanlarda etkinlik bayması yaşayan mevcut yönetim yandaşları bunun keyfini sürsünler diyorum.

Seçimden sonra kazara alırlarsa hazret ile dört yıllık hasrete hazır olsunlar.

Mesela; Bursa ülkemizin üretim, istihdam ve ihracat üssüdür. Bu anlamda yarattığı katma değerin karşılığını alamamasının vebali siyasetin ve kurumsal anlamda BTSO’nundur.

Mesela; her meclis toplantısında uzman danışman sıfatı ile ödenek alan bir akademisyenin atari oyuncağı yaptığı anketlerin sonucunda USD nin kırılma noktasını 2.80 TL olarak belirlemesi yönetimin akıl hocalarının vizyon yetersizliklerini ortaya koyması bakımından önemli değil midir?

Mesela; BTSO yu birlikte büyük kılan ve hatta üye sayısı daha çok olan ticaret kanadını yok saymak kul hakkı değil midir?

Mesela; Kayınpederini BTSO’da istihdam ederken, o durumun haklı olarak yaratacağı polemikleri düşünememesidir.

Mesela; BTSO’ya mal ve hizmet alımında kendi üyelerinin aynı hatta daha düşük fiyatlarla verdikleri teklifleri yok saymasıdır.

Mesela; Bir yılda 52 hafta varken, bir yılda Bursa’ya gelen Bakan sayısı yüzlerle ifade edilirken bu ziyaretlerden kent adına sıfır fayda elde edilmesinin vebali de BTSO yönetiminindir.

Mesela; FETÖ deşifre olduğunda ve BTSO Yönetim Kurulundaki üyeleri şüpheli olarak gözaltına alındığında, dahli olmasa bile ben bu yükü taşıyamam deyip istifa ederek güven tazelememesidir.

Mesela; BTSO Yönetim Kurulunun Bursa’nın ağırlığını taşıyacak kapasitede olmamasının sıkıntısını görememesidir.

Mesela; iddianamelerde, itiraflarda adı onlara kez geçmesine ve 2013 seçimlerindeki paralel devlet rezaletine rağmen bu konuyu açık, net ve dürüstçe üyelerine anlatmak sorumluluğu varken, tek kelime etmemesidir.

Mesela; Sebebi varlığı olan iş adamlarının para hesabını iyi yaptıklarını ve müsriflik düzeyindeki anlamsız gezilere karşı tavır koyduklarını görmemesidir.

Mesela; 1889’dan bu yana var olan BTSO’nun ilk ve tek başkanı gibi bir kibre kendini kaptırarak, antetlere bile suretini bastırmış olmasıdır.

Mesela; Bursa ekonomisinin ana sorunu olan mavi yakalılar mezun edecek okullara destek vermemesi ve hatta iptal etmesidir.

Destek yalamak değil eleştirmekle olur

Elbette geçen dört yılı aşkın süreyi masaya koyup kendisi ile hesaplaştığında pişmanlık duyduğu daha ve farklı birçok şey vardır.

Üzerinde yapılmayan tartışma kalmamış bir yönetimi eleştirmek kamu vicdanı adına ahlak işidir. Ona biat etmek ise bedeli mukabili yalama sanatıdır.

Ve elbette yaptığı doğrularda vardır ama yalaka, iktidarın yaptıklarını överek nasiplenir, dost yap(a)madıklarını eleştirip huysuz olmayı göze alır. O nedenle akıllı seçilmişler kendilerini uçuran müritlerle değil, eleştiren insanlarla çalışırlar.

Yoksa mı?

Bakınız Recep Altepe!

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ