Bursa Uludağ Gazetesi
     

Titanik ya da kapalıçarşı yangını…

Osman GÜRÇAY

Osman GÜRÇAY

Bu aleme girdiğimde Kundakçı bana bir yazarın kaleminden çıkıp yayınlanan yazı artık onun değil, okurundur. Bir yazar için en kötü şey okunmaması ve dikkate alınmamasıdır diye öğretmişti.

O nedenle yazdığım yazı okurlarımındır ve onlar yazının içindekilerini olumlu ya da olumsuz yorumlama ve ne varsa tepe tepe kullanma hakkına sahiptirler.

Bir de abdestimden şüphem olmadığı için eleştirileri her satırını dikkatle okurum ve asla ön yargılı olmadan içinden alacağım varsa alır kendimi zenginleştiririm ve eleştirilere sosyal medya üzerinden falan değil arayarak teşekkür ederim. Kerameti kendinden menkul bulaşık tuvalet kağıtlarının polemik tuzaklarına düşmeden sifonu çekerim.

“BTSO nun 170 milyonu nerede?” ve “Bursa ses verdi” yazılarım çok ilgi gördü ve çeşitli yorumlar yapıldı. Okurlarımın yorumlarında yüzde 99 unun okuduklarından anladıkları ile Bursa ve BTSO nun geleceği açısından ortak endişeler taşıdığımızı görmek yanlış ve yalnız olmadığımı gösterdi ama ben yorumların tamamına ayırmadan teşekkür ederim.

Bir gazeteci dostum yazımın altına algı yaratma çabalarına alet olduğumu düşünerek “ Haklı çıksan bile ahlaklı mı?” ve “ İlerde mahcup olursan ne yapacaksın” diye sorunca kendimin zaman tüneline kısa bir yolculuk yapmak istedim.

Mesela Doğanbey’de Bursa’yı yiyip bitirecek canavarlar dolaşıyor diye yazdım. Altepe, Doğanbey’de Hak Sahipleri, BŞB, Osmangazi Belediyesi, TOKİ ve Müteahhitler kazanacak dedi ama hepsi kaybetti.

Gazeteci Dostum! En önemlisi bir zamanların en gözde semti çöküntü bölgesi olup Bursa kaybetmedi mi?

 

Meselâ “adını, yerini ve tipini sevmediğim” başlığı bir stadyum yapılacak ve Bursa zarar görecek, bunun yerine Atatürk Stadı yeniden yapılmalıdır diye yazılar yazdım. Akademik Odaların Atatürk Stadına dokunma etkinliğine katıldım ve konuşma yaptım.

Sevgili gazeteci dostum bugün durum nedir? Stadyumdan memnun musunuz?

Meselâ Bursaspor’a Rahmetli Başkan’dan sonra her gelen şampiyon Bursa sloganı ile geliyordu ama düzgün, konuyu bilen, kararlı, dik duruşlu bir başkan gelmedi ve kötü günler bizi bekliyor diye yazdım.

Son iki senedir “sezon başı” bu kadro bu lige yetmez dedim ve sana göre risk aldım. Yanlış çıksaydı yazılarımı yüzüme çarpacaklardı, ben gazeteyi yerim dedim.

İki senedir çektiklerimiz ortada değil mi?

BŞB nin bütçesi har vurulup harman savruluyor. Balkanları hem de kafileler oluşturarak mesken tuttuk. (hiç birine katılmadım), neredeyse Belediye Meclis toplantıları orada yapılacak. Hizmetler oraya yapılıyor Bursa yetim bırakılıyor dedim. Eve lazım olan camiye haramdır dedim. BŞB ‘de halkın parası medyaya, ajanslara peşkeş çekiliyor dedim.

Cemaat uğrunda popolarını yırtan kalem ve gazetemsi şeyler vardı. TSK’ ya kurulan kumpasları onaylayanlar vardı. TSK’ ya bel altı vurmayın dedim. Bana küsen zibidiler oldu. Bunlardan her şey beklenir dedim. Sen eski tüfeksin ama bak denizden bile silah çıkıyor. Yeni işlerden anlamazsın dediler.

O korunan çete TBMM ‘ye bile bomba attı. Cumhurbaşkanımızın şah damarı kadar yakınına sızmadı mı?

Kim haklı çıktı?

Bu gün BTSO 2013 Seçimlerinden sonra hepimizin kaybettiğini sandığımız aday bana “Abi ben devlet ile mücadele ettim” dediğinde inanmadım yenilgiye kılıf uydurma dedim. Paralel yapının gerçek yapısı, lanet olası gücü ortaya çıkınca ve gerçek mücadele başlayınca tutuklu ve etkin pişmanlık ifadelerinden ortaya çıkan tablo Yönetim Kurulunun çoğu FETÖ şüphelisi olunca benim Bursa adına duracağım yeri belli oldu.

BTSO üzerinden FETÖ gölgesi kalkmalıdır! Buna katılmayan kıblesi düzgün bir Bursalı olabilir mi?

DOSAB Kömürle Çalışan Termik Santrali Bursa’yı boğar dedim.

Hatırlar mısın?

Sende bana istemezükçü olma be adaş demiştin ama projede inat edenlerin Bursa değil Türkiye düşmanı oldukları ortaya çıktı. Paralel ÇED bile yaratıp Bursa’yı katledeceklerdi.

Allahtan, Alinur Başkan ve Belediye Meclisi bu cinayete dur dedi de ucuz kurtulmadık mı?

Bunu ilk kez açıklıyorum. Bundan 3 yıl kadar önce kurgulanan bir senaryo gereği ABD’de yakalandığında Zerrap bir ajandır. Orada ötecek ve başımızı yakacak diye tweet attım diye FETÖ pişmanlık ifadelerinde adı bol bol geçen kişi hem de lise sınıf arkadaşım tarafından görevden alındım.

Hesap sahtedir demedim. Özür dilemedim. Başım dimdik ayrıldım.

O konudaki tek suçum gerçeği devletimden bile üç yıl önce görmem oldu. Bugün Zerrap benim ülkemde ekibi tutuklu kendi de gıyabi tutuklu sınıfındadır. ABD’ de kurulan bu kumpas davanın milyar dolarlarla ifade edilen bedelini daha ödemedik.

Gazeteci Dostum! O bedel misli ile bu halkın sırtından çıkacak biliyor musun?

Bursa Büyükşehir Belediyesi, batmaz TİTANİK gibi batarken güvertesinde dans edenlerden olmadım. 8 Ağustos’ta kudretli günlerinde Altepe’ye yazı yazdığımda o yazıma da üç beş kuruş menfaat uğruna muhalefet şerhi düşenler vardı. Bursa belediyesinin parası bizim paramızdı. Aslında BŞB bütçesi batmadı Bursa’ya hizmet bitti geleceğimiz battı.

Gazeteci Dostum! Buna bir itirazın var mı?

BTSO konusunda da Kapalıçarşı yangından mal kaçıranlardan ya da ışığında saçını tarayanlardan olmamak için öngörülerimi paylaştım.

BTSO nun rakamlarını yorumladım. 170 milyonun buharlaştığını yazdım ve eğer Çiftlik Bank gibi Uzay Bank vakası yapılırsa kalanda biter hatta BTSO batar dedim.

Gazeteci Dostum! Neden böyle dedim biliyor musun?

Araştırdığımda gördüm ki; ABD’nin NASA ‘ya ayırdığı yıllık 11 milyar dolarlık bütçe hükümeti zorluyor her yıl büyük tartışmalara yol açıyor. NASA Uzay Çalışmalarını devam ettirmek için Elon Musk’ın SPACEX firması ile yap işlet ortak olalım anlaşmaları yapıyor. Hatta Rusya ile ortak bütçeler oluşturup masrafları bölüşürken, Avrupa bütçeleri sarsılmasın diye 5-6 ülkenin kurduğu ESA (Avrupa Uzay AJANSI) ile çalışmalar yaparken, BTSO nun hizmet alanında olmayan bu konuya hem de projeye göre küçük ama kasayı sıfırlayacak bütçe ayırması hatadan öte kasıttır diyorum.

Madem o kadar cazip ve kârlı bir konu, Burkay projeyi enerji şirketlerindeki malum ortakları ile KGF’ ye sunsun. Parayı alsın ve hem onlar hem Bursa kazansa olmaz mı?

Bütün her şeyi yazılım olan bir teknolojiden bahsediyoruz ve Bursa’da üniversitelerde daha yazılım mühendisliği bölümü yokken, teknoloji, finansman ve bilgi birikimi yok yetersiz diye henüz otomobil üretecek babayiğit bulamazken, uzay sevdası ham bir hayal değil midir?

Bu altyapı NASA’ya kolonyalı mendilci, don gömlekçi, muhallebici göndererek mi kurulacak gazeteci dostum?

Bana taraf diyenlere hak veriyorum. Ben Bursa’dan tarafım ve olmaya devam edeceğim. Dün aydım bugün caydım diyenlerden olmayacağım.

Sen diyorsun ki; “haklı çıksan bile ahlaki değil” bu alemde ahlak bildiklerini yazmamak değildir. Yaz(a)madıklarından para kazanmak ahlak benim ahlakım olmadı. Günü geldi “Al atını…” dedim… Susup Dilsiz şeytan olacağıma konuşup Bursa adına risk alır huysuz oldum.

Sahi Gazeteci dostum! Fellik fellik gezilere giderken en büyük Altepe diye yazanlar bu gün ne yazıyorlar? Yarın BTSO ballı gezilerine katılanlar Burkay için ne yazacaklarını ben hiç merak etmiyorum çünkü biliyorum.

Mahcup olma konusuna gelince BTSO batmasın da ben mahcup olayım. Sende bir an önce sigarayı bırak ve ameliyatını ol. Daha göreceğimiz günler var!

Seni kırmaktansa kırarım kalemimi bu alemden giderim ama sonunda hep haklı ben çıktım be dostum!

 

 

Önemli not

Bu arada yazım üzerine Hasan Çepni aradı hem kandilimi kutladı hem de yazımın onunla ilgili kısmı konuştuk. Şu anda BTSO çatısı altında hiçbir yakınının çalışmadığını, konusunda yüksek eğitim almış yüksek lisanslı gelinin bir dönem BTSO’ da çalıştığını ama sakıncalarını düşünerek aile içerisinde aldıkları karar gereği ayrılmasını uygun gördüklerini ifade etti.

Bu arada 3 Nisan seçimlerinin hiçbir noktasında olmadığının da altını çizdi. Kahve içimi için sözleştik ve vedalaştık.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ