Bursa Uludağ Gazetesi
     

Bursa ses verdi!

Osman GÜRÇAY

Osman GÜRÇAY

Sadece Bursa’nın değil Türkiye’nin en büyük ve en güçlü kurumlarından biri olan BTSO ile ilgili yazıma gösterilen ilgi ve aldığım geri dönüşler, doğruları yazmanın takdiri bana Bursa sevdamın karşılıksız olmadığını ve bu yolda asla yalnız olmadığımı görmenin mutluluğunu yaşattı.

Elbette bedeli mukabili çıkan arızi sesler, küçük ayar verme çabaları duydum ama o seslerin insanlık tarihinin en eski mesleğini icra ettiklerini ve her dönemde var olacağını bildiğimden dert etmedim.

Biz Bursa’yız…

Ben yıllardır Bursa’yı yazarken 18 vekilimize rağmen yalnız ve sahipsiz bir şehir olduğumuzu, yarattığımız katma değerin ve ülke ekonomisine katkılarımızın karşılığını merkezi bütçeden alamadığımızı hatta ıskalandığımızı yazdım. Ankara’da lobimizin olmadığını haykırarak yazdım.

İçimi yakan şey bu söylem her dönemde ve toplantıda herkes tarafından dile getirilmesine rağmen pempiş kalemlerin konusu hiç olmadı.

Mart ayında Bursa Uludağ Üniversitesinde TFF nin düzenlediği içinde hem centilmenlikte hem de ligde şampiyon olan Bursaspor’un olmadığı bir futbol panelinin başlamasına 48 saat kala gece yarısı 22.30 da Bursa sevdalısı bir profesör dostumun uyarısı ile kamuoyu oluşturdum. Sonrasında gazeteci kardeşim Serkan İnceoğlu’nun da desteği ile iptalini sağladım ve Rektör Hocamın başının ağrımasını engelledim. Yusuf Hocam 00:50 de mesaj yayınlayarak panelim iptal edildiğini Bursa kamuoyuna ilan etti.

Bursa çevre yoluna en son kavuşan bir kenttir derken yıllarca sözde yakın çevre yolu ile oyalandık.

Bursa’ya 2016 yılında geleceği planlanan ve temeli atılan hızlı trenin kara tren türküsündeki gibi belki de hiç gelmez dedim. Hala ona kavuşmak için 2019 lardan bahsediyoruz.

Yenişehir’de planlanan 5 yıl önce hizmet vereceği ilan edilen olan Oto Test Merkezinin kamulaştırması yapılıp ihaleye bile çıkmadığını sürecin yalan rüzgârına döndüğünü söyledim. Hala belirsiz ve anlamsız sözler ile kandırılıyor.

Bunları derken kırılanlar darılanlar oldu ama söz konusu Bursa olunca doğrusu alınganlıklar umurumda olmadı. Yaşamımın son baharında Bursa’da inanılan bir insan olmanın gururunu servetim olarak çocuklarıma bırakacak olmanın huzuru içindeyim.

BTSO’dan mektup var

Son yazılarımda varlığından her zaman gurur duyduğum BTSO’yu neden yazdığıma gelince;

2013 seçimlerinde Bursa’da paralel devlet yapılanmasının Bugiad ve yandaşları vasıtasıyla aslında kaybettikleri seçimi nasıl kendilerine çevirdiklerinin tanığı oldum. O günün oyuncularının ve akrabalarının hala önemli görevlerde olduğunu takip ettim.

15 Temmuz hain kalkışmasından önce BTSO Başkan Yönetim Kurulunun üzerine düşen gölge, oyum ve üye aidiyetim olmamasına rağmen bir Bursalı olarak yüzümü kızartırken, mecliste bu durumu eleştiren iş adamlarına “içimizde teröristler var” ve FETÖ zanlısı olarak tutuklanan arkadaşları “kısa sürede aramıza döneceklerine inanıyorum” demesi meclis tutanaklarına  geçen FETÖ’yü hafife alan bir başkan gördüm.

FETÖ terör örgütünün şirketlerine hesapsızca verilen ihalelerin Bursalı işadamları ve hizmet erbabına daha önemlisi Bursa’nın kent saygınlığına ve ekonomisine verdiği zararları yaşadım.

Peki!

2108 Nisan seçimleri sonrasında BTSO’ nun arınarak TOBB ‘da hak ettiği saygınlığı tekrar geri kazanması ve layık olduğu düzeyde temsil edilmesi adına Bursa tarihine düştüğüm notlar nelerdi?

Ben değil sadece Bursalının değil edep adap sahibi hiç kimsenin kabul etmeyeceği Kilis’te kurgulanarak Devlet ve Bursa erkânına kumpas kurularak çekilen bu fotoğrafa itiraz ettim. O fotoğrafın seçim malzemesi yapılmasının aslında affedilemez bir yanlış olduğunu akıl hocalarına öğretmek istedim.

BTSO kasasından 170 milyonun buharlaşarak nereye gittiğini sordum ama sormaz olaydım. Bana özellikle BTSO üyelerinden, meslek komitelerinden ve meclisten yüzlerce telefon geldi ve rakamı neden az yazdığımı sorguladılar. Bir kişi bile rakamı abartmışsın demedi.

Gökmen Bank olayı mı?

Uzay çalışma bütçeleri o kadar büyüktür ki çok milyar dolarlar ile ifade edilir. Bu yüzden devletler bunu ortak bütçeler ile karşılamaktadırlar.

Gökmen projesine ayrılması düşünülen 200 milyon liranın bugün BTSO nun kasasında olmadığını bildiğimize göre uzay yolu filmi bile çekilemeyeceği gerçeğini vurguladım.

Bunun para buharlaştırma operasyonu moda deyimle bunun bir Çiftlik Bank projesi versiyonu olduğunu da BTSO parasıyla NASA ‘ya tetkik ve inceleme yapmaya giden heyetin Kolonyalı Mendil Sanayicisi, İç Çamaşırı Tüccarı ve Muhallebiciden oluştuğunu görünce anladım.

Bu meslekleri asla küçümsemiyorum ve saygı duyuyorum ama İslâm’ın şartı 5 haddini bilmek 6 diyorum. Ben bunu ortalama zekâmla anladıysam herkes anlar diye düşünüyorum.

BTSO mutfağından film gibi hikayeler

Kimsenin özel hayatına ve hatta mahremine girmedim girmem. Bunu etik bulmam ama “içerden” gelen mesaj mektup ve telefonların bir kısmı içerden isim, saat, gün, ay, yıl, ülke, şehir, otel, tur şirketi belirterek nasıl bir tatlı ve aşkı memnu hayatın var olduğunu yazıyor. Yazan da aslında yaşananlardan daha çok BTSO parasının nasıl pul edildiğini anlatıyor.

BTSO Başkanının kayınpederinin BTSO bütçesinden maaş almasının etik olmadığını ben herkes biliyor eleştiriyor ama pembişler yazmıyordu ya! İşin onunla sınırlı kalmadığı iddiaları da ulaşıverdi.

Mesela iddiaya göre özellikle Çepni ailesi top yekün BTSO ilk on birinde olunca 2013’de Hasan Çepni’nin seçim operasyonunu nasıl yönettiğinin karşılığı mı sorusu aklıma geliverdi. Aramızda ALLAH’ın selamı vardır ama dilerim bu iddiaların bir karşılığı yoktur.

Mesela Altepe döneminin proje mimarlarından Bayram Vardar’ın BTSO’ ya her ay danışmanlık faturası kestiği iddiasının aslı var mıdır? Varsa bu danışmanlık hizmeti bir kamu kurumu nasıl müflis edilir üzerine midir?

Gelen telefonların yanı sıra bana ulaşıp randevu isteyen görüştüğüm komite başkanları ve hatta heyetlere başkanlık eden meclis üyeleri oldu. Hepsinin öncelikli ortak paydası olan  BTSO bütçesinin pul edildiği fikirlerini ibretle dinledim.

Komiteleri işlevsiz hale getirmek için paralel anlayış ile kurulan konseylerin oluşunda uzmanlık, liyakat aranmadan oluşturulması, yapıda BTSO üyelerinin parasıyla dünya turuna çıkan insan profilleri oluşturdu.

Bir de kapasite raporu konusunda çok şikayetler geldi. İşinin ehli personel ve düzgün tutulan veri bankası eliyle üç buçuk dakikada hazırlanabilecek kapasite raporu için üç ay on gün sıra verildiği söylendi.

Bir komite başkanı masaya yumruğunu vurunca şirketten öğle yemek bonuslu olarak raporu bir saatte aldığını ifade etti.

Cinsi latif bir BTSO üyesi erkek işi bir konuda inceleme yapmak üzere yurt dışına çıktıklarını ama konu ile kendisinden başka kimsenin ilgilenmediğini, onların gece gidilecek eğlence yerleri araştırdıklarını söyledi.

 

Seyahatler, sevimli basına “teşvikler”, FETÖ şirketlerine verilen ihaleler,  Uludağ Kirazlıyayla’da öngörülen yatırım bütçesinin 20 milyon bitişli olduğu ifade edildi.  Şu anda gömülen paranın ise rakamın 200 milyona ulaştığını dinliyorum

TEKNOSAB da kentin büyüme aksına oturtulup Bursa’nın geleceğini bitirecek olan ve tahsis alan yandaş arsa sahibine bir kalemde servet kazandıracak oyunlar silsilesi olduğu belirtildi. Bursa Organize Sanayi Bölgelerinde onlarca kapalı fabrika varken ve  Çalı Kayapa, Hasanağa bölgelerinin çok yakın zamanda kentsel dönüşüm rantı oluşturacağını düşünüce ulufe gibi rakamlarla dağıtılan arsaların hangi maksada hizmet ettiğini anlarsınız dediler.

Kalkınma A.Ş diye bir akçeli iç yapılanma şirketi, ileride içini açacağımız Kosova’da şirketler ve daha neler neler…

KGF den işletmeleri için ciddi krediler alanların makamdan aklanmak adına bile kalkmamasının yüklediği anlamı en iyi iş adamları bilir.

Bir BTSO Yönetim Kurulu üyesinin icadı olan BŞB tarafından mucize proje ilan edilen hemen Burbak’a alınan dönme dolap tipi otoparklara ödenen rakamları daha önemlisi monte edildiği yerlerden ( Montania karşısı otopark) sökülüp nereye konduğunu ve dahi akıbetini merak etmeyen var mı?

Bu bilgi paylaşımların büyük çoğunluğunun Burkay yönetimine destek verdiklerini söyleyen adı bende saklı iş adamlarından geldiğinin altını özellikle çiziyorum.

Dombili Mehmet Vakası

Bursa son günlerde Çiftlik bank ile anılıyor. Dombili Mehmet’in halkı dolandırma başarısına(!) gölge düşürmek isteme ama bunun bir Dombili Mehmet vakası olduğunu düşünmenin saflık olduğunu son gelişmelerden  anladık.

Dombiliye araziyi satanın Burkay tarafından “aramıza geri dönecekler” denilen FETÖ sanığı müstafi BTSO Yönetim Kurulu üyesi E.A Olduğu ortaya çıkıyor. Üzerinde tedbir olması gereken satılan arazi de bir 657’li operasyonu ile azat edilip dolandırılan paralar akça oluyor.

Bu gelişmeler ulusal basında manşete çıkıyor ve yine Bursa bu kifayetsiz muhterisler yüzünden yara alıyor.

Yani Dombili Mehmet’e gülerken ağlanacak halimize gülüyoruz.

Kim seçilmeli?

BTSO’ da 3 Nisan’da seçim var. Bu seçimin kazananının Bursa olması için herkes elinden geleni yapmalıdır. Bu tablo iyidir ve devam etmeli diyenler ki ben pek rastlamadım kendi düzenlerini sürdürmek için devam diyeceklerdir.

Ancak!

Bu bir başkanlık seçimi değil, meslek gruplarının kendilerini BTSO meclisinde temsil edecekleri liderlerinin seçimidir.

Gönüllü olarak görev aldıkları STK’larda çalışmayan ve hatta ibra edilmeyen kişilerin BTSO’da sektörlerini nasıl temsil edeceklerini iyi düşünmek gerekir.

Seçilmiş kişiler saygı duyulan, ahlaklı, liyakatlı, üzerine görev yaptığı bir kurumda gölge düşmemiş insanlardan oluşursa, o insanların seçtiği Başkan ve Yönetim Kurulu da aynı özellikleri taşır.

Kimse şu FETÖ konusu uzadı ve sıktı artık diyemez. İçimizde kripto fetöcüler ve yancıları cirit atıyor. O iblis örgütün gücünü beslendiği ekonomik kaynakları kurutarak bitirebiliriz.

Bir Milletvekilimizin yargıda tahliye borsası oluştu, milyon doları veren tahliye oluyor ve Sayın Cumhurbaşkanımızın bu süreci titizlikle takip ediyor sözlerinin Bursa dinamiklerini yönetenlere büyük sorumluluk yüklediğini düşünüyorum.

Burada kamu ve belediye şirket ve kurumlarına da görev düştüğüne inanıyorum. Bu tehlikeli sürecin dışında kalarak, olası yanlışların önüne geçmek adına BTSO seçimlerini gündemlerinden çıkarmalarını diliyorum.

Bunu 2013 seçimlerinde yaşananların sonrasında Bursa’ya yapıştırılmak istenen Fetö’nün başkenti etiketinin yaşattığı acıyı bilen biri olarak istiyorum.

Bir Bursalı olarak Gücünü üretimden ve temiz ticaretten alan BTSO üyelerinin kesinlikle sandığa gideceklerine bir daha asla yanılmayacaklarına inanmak istiyorum.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Avatar Murat Şağbaner dedi ki:

    Yazdiklariniz % 100 doğru. Bursa medyasinin gormezden geldigi olaylari sadece siz yazdiniz. Bu adamda sürekli ön plana çikma hastaliği var.
    Tebrik ederim. Saygilarimla.

  2. Avatar Vatandaş dedi ki:

    Parseker’i destekliyorum yazsaydınız keşke… Hepsi birbirinin aynısını… Sanki Parseker meclis başkanı iken birşey kazandırmış Bursa’ya… Parseker’in destekleyen bir komite başkaının da düne kadar hangi sözde cemaat özde ihanet gruplarının adamı olduğu bilinmiyor sanki … Al birini vur ötekine yani… Düşün devletimizin yakasından…

BİR YORUM YAZ