Bursa Uludağ Gazetesi
     

BTSO’nun 170 milyonu nereye gitti?

Osman GÜRÇAY

Osman GÜRÇAY

BTSO ülkemizin en büyük ve güçlü odasıdır derken bu tanımın içi kof, altı boş değildir. BTSO büyüklüğü ve gücü temsil eden bütün değerlere sahip bir kurumdur.
1889’dan günümüze gelen tarihsel değerleri ile…
Ticaret Sanayi Odası kavramını ikiye bölmeden ayırmadan ahenk içerisinde tek güç olarak yaşatması ile…
Üyelerinin siyaseten farklı görüşlere sahip olmaları gerçeğine rağmen Türkiye ve Bursa sevdasında tek yürek olması ile…
Siyaset ile barışık ama çatısının içerisine siyaseti sokmayan güçlü duruşu ile…
Bu güçlü yapının oluşturduğu BTSO üyelerinin odalarına sahip çıkarak aidat ve ödentilerinin gereğini yaparak yönetimlere çok güçlü bir finansal yapı teslim etmesiyle…
BTSO yönetimleri bu döneme kadar üyeleri için her zaman projeler üretmiştir. Kaynak kullanmayı esirgememiştir ama kullandığı kaynaklarının kendi namuslarına teslim edildiği bilinciyle asla çarçur etmemişlerdir.
Seçim dönemi geldiği zaman da faaliyet raporunu yalan rüzgarları ile doldurmadan, bilançosunu üyelerinin onay ve ibrasına sunmuştur. Seçimleri her zaman doğru bir üslup ve saygı içerisinde geçmiş, göreve gelenlerin kurumsal ve kişisel kalitesi hiçbir zaman tartışılmamıştır.
Devletine vergi ödeyen, katma değer yaratan, ihracat yapan üyelerine kendi kaynaklarını kurutmak yerine devlet olanaklarını harekete geçiren değerli lobi çalışmaları yapmışlardır.
BTSO bugün bir güç ise bu tarihsel sürecinin ahlaklı ve akıl ile yönetilmesinden gelmektedir.
Bu ölçüleri koruyarak gelinen 2103 seçimlerinden sonra garip şeyler yaşanmaya başladı.
Bu gün durum nedir?
Bir ekonomik yapının değerlendirilmesi faaliyet raporunda yazılan hamasi sloganlar, cekler caklar, first class seyahatleri anlatarak değil bilanço üzerinden yapılır. Bilançoda aktif varlıkları görmek için gelir-gider ile banka ve kasa arasındaki farka bakılır.
Her yıl üye aidatları ve faizden elde edilen gelir artı olarak eklenir ama projeler ve Bursa’nın değerleri için harcanan rakamlar düşüldükten sonra kasa artarak bir sonraki döneme devreder.
Burkay Yönetiminin namusuna teslim edilen kasa 200 milyon liradır. Beş yıl içerisinde çok büyüdüğü ifade edilen BTSO’nun kasası 70 milyon azalarak 130 milyon liraya inmiştir.
Beş yıldır ödenen üye aidat ve ödentilerinin proje dedikleri şeylere gittiğini düşünsek bile 5 yıllık faiz geliri ile birlikte BTSO’nun 170 milyon lirası buharlaşmıştır.
Peki; Bu para Bursa sanayici iş adamı ve esnafından mal ve hizmet alımı için mi kullanılmıştır?
Zinhar hayır!
Mal ve hizmetler paralel bir itina ile başka illerden tedarik edilmiştir.
Bu para ile üretilen ayağı yere basan bir proje var mıdır?
Yoktur! 
Geçmişte yapılan Alışveriş Şenliği etkinliği payitaht çarşısına dönüştürülmüş, biz kart yine copy paste hizmet olduğu için ölü doğmuş, hele hele Gökmen projesi kasayı bütünüyle kemirecek bir kene gibi hazır beklemektedir.
Bu Gökmen projesini herkesin iyi ve dikkatli okuması gerekmektedir. BTSO’nun bu projesinin öngörülen yatırım projeksiyonu 200 milyon liradır.
Uzay teknolojisi büyük sermaye, bilgi ve yazılım birikimi gerektirir ve günümüzde devletler milyar dolarlar ile ifade edilen bütçeleri tek başına yapmayıp ortak bütçelerle uzay harcamalarını finanse ediyorlar.
Hal böyle iken BTSO, kolonyalı mendilci ve kahveci ile Houstun’u gezerek uzaya çıkamaz.
Bu kafa ile Uzay Bank kurar ve kasayı kurutup gider.
Senin şehrindeki üniversitelerde uzay, uçak, fizik mühendislikleri hatta yazılım mühendisliği yokken uçmaya merak salmak çok sakıncalı fantezidir.
Bugün itibariyle kasada var olan 130 milyonun kısa bir zamanda buhar olabileceğinin örneğini Bursa’da yaşadık.
Halen de çok acı bir şekilde yaşıyoruz. BŞB bugün rutin hizmetlerine bile kaynak yaratmak için çırpınıyor.
Nasıl mı?
Bursa kendine yeten, istihdam oranı yüksek, göç alan ve büyüyen büyüdükçe imara açılan alanlardan emlak vergisi elde eden zengin bir kenttir.
Kasasında altyapı hizmetlerine ayırdığı ciddi para olan, mal ve hizmet alımlarında ödemeleri aksamayan ve kredi konusunda İller Bankasının en itibarlı müşterisi iken bugün neden müflis bir belediye oldu?
Siz reel hizmet yerine nostaljik zevklerinize bütçe ayırırsanız…
Yılın üç beş ayını şürekanız ve şakşakçılarınız ile birlikte Balkanlarda geçirseniz…
Devletin Konya’ya 160 milyona yaptığı stadyumu 500 milyon harcayıp hala bitiremezseniz…
Bir kavşak daha açmak yerine başka diyarlar meydanlar, hanlar hamamlar yaparsanız…
Belediyeyi köfteci, balıkçı, çaycı yaparsanız…
Kültür hizmeti diye bilgisayar iletişimi varken her biri bir ton ağaç tüketen, kapakları varaklı kitapları hem de İstanbul’da bastırırsanız…
Belediye kadrolarını hemşericilik yaparak şişirirseniz…
Aynı adam ve yöntemlerle aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar elde edeceğinize inandırılsanız…
Kentinizi batırırsınız…
İşte Bursa böyle battı!
Bursaspor böyle battı!
Kimler batırdı biliyoruz.
Aman dikkat! 
BTSO’ya Bursa’nın yaşadığı bu hazin sonu yaşatmamak için iş adamlarına sanayicilere görev düşmektedir!

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ